Bizans’ta Kehanet ve Astroloji: İmparatorların Yıldız Falı Takıntısı

Bizans İmparatorluğu, köklerini Roma’nın siyasi mirasına ve Hristiyanlığın dini doktrinlerine dayandıran, aynı zamanda Helenistik kültürle harmanlanmış bir medeniyetti. Bu çok katmanlı yapı içinde kehanet, astroloji ve keşif yöntemleri, imparatorların karar alma süreçlerini derinden etkileyen unsurlar olarak öne çıkmıştır. Özellikle yıldız falı ve göksel kehanetler, Bizans sarayının politik ve askeri stratejilerinde belirleyici bir rol oynamış, imparatorların kişisel takıntılarına dönüşmüştür. Bu makalede, Bizans’ta astrolojinin kökenleri, imparatorların bu pratiklere olan bağımlılığı, din ile bilim arasındaki gerilim ve bu durumun toplumsal etkileri akademik bir perspektifle incelenecektir.

I. Hellenistik Kökler ve Bizans’ta Astrolojinin Doğuşu

Bizans’ta astrolojinin temelleri, Antik Yunan ve Mezopotamya kültürlerinin sentezine dayanır. Helenistik dönemde gelişen astronomi ve astroloji bilgisi, İskenderiye okulu gibi merkezler aracılığıyla Bizans’a aktarılmıştır. Ptolemy’nin Tetrabiblos adlı eseri, gezegenlerin insan kaderi üzerindeki etkisini sistematize ederek Bizanslı bilginler için temel kaynak haline gelmiştir.

Astroloji, başlangıçta tıp ve tarımla ilişkilendirilirken, zamanla siyasi bir araç olarak kullanılmaya başlandı. İmparator I. Justinianus döneminde (527-565) hazırlanan Corpus Juris Civilis’te astrolojik kehanetlerin yasal statüsü tartışılmış, bu pratiklerin sınırları çizilmeye çalışılmıştır. Ancak, 7. yüzyıldan itibaren Arap fetihlerinin yarattığı belirsizlik ortamı, imparatorları astrolojiye daha fazla yönlendirmiştir.

II. İmparatorlar ve Astroloji: Kaderin Göksel Yorumcuları

Bizans imparatorları, tahtın meşruiyetini güçlendirmek ve düşmanlarına karşı psikolojik üstünlük sağlamak için astrolojik kehanetleri aktif olarak kullanmıştır.

A. Herakleios ve Kehanetlerle Şekillenen Seferler

Herakleios (610-641), Sasanilere karşı yürüttüğü askeri kampanyalarda astrolojik verilere dayanarak hareket etmiştir. 622 yılında başlattığı Anadolu seferi öncesinde, gezegen konumlarının “zafer vaat ettiği” yorumunu alması, onun kararlılığını pekiştirmiştir. Tarihçi Theophanes’in aktardığına göre, Herakleios’un danışman astrologları, Jüpiter ve Satürn’ün kavuşumunu “tanrısal desteğin işareti” olarak yorumlamıştır.

B. II. Basileios ve Yıldızların Savaş Stratejisi

II. Basileios (976-1025), Bulgar direnişini kırmak için gerçekleştirdiği Kleidion Muharebesi (1014) öncesinde, astrologlardan elde ettiği verilerle saldırı tarihini belirlemiştir. Zafer sonrası, gökyüzündeki Mars ve Venüs diziliminin “kutsal bir zafer” işareti olduğunu ilan ederek, halk nezdinde otoritesini güçlendirmiştir.

C. Manuel I Komnenos: Astrolojinin Fanatik Savunucusu

Manuel I Komnenos (1143-1180), astrolojiye olan tutkusuyla öne çıkan bir imparatordur. Tarihçi Niketas Honiatis’in anlatımlarına göre, Manuel’in her önemli kararı öncesinde saray astrologlarına danıştığı bilinmektedir. 1176’daki Myriokephalon Savaşı’ndaki yenilgiye rağmen, astrolojik kehanetleri görmezden gelmemiş, bu durum Bizans ordusunun moralini derinden sarsmıştır.

III. Kilise ve Astroloji: İlahi İrade ile Çatışan Bilim

Bizans’ta astroloji, Hristiyan doktriniyle sık sık çatışmıştır. Kilise babaları, Augustinus ve Ioannes Chrysostomos gibi isimler, astrolojinin “tanrısal iradeyi reddettiğini” savunarak bu pratikleri kınamıştır. 692 yılındaki Trullo Konsili’nde, astroloji ve kehanet uygulamaları resmen yasaklanmış, ancak sarayın bu karara uyumu sınırlı kalmıştır.

İlginç bir örnek, İmparator III. Leon’un (717-741) İkonoklazm politikalarını astrolojik verilere dayandırmasıdır. Leon, Ay tutulmasını “tanrının putperestliği lanetlediğinin işareti” olarak yorumlamış, bu durum kilise ile saray arasında gerilimi artırmıştır.

IV. Saray Astrologları: Gücün Gizli Mimarları

Bizans sarayında astrologlar, “mathematikoi” olarak anılan ve yüksek statüye sahip bir sınıftı. Michaël Psellos gibi filozof-astrologlar, hem bilimsel çalışmalar yapmış hem de siyasi danışmanlık rolü üstlenmiştir. Psellos’un Chronographia adlı eseri, VII. Konstantinos’un (913-959) astrolojik takıntılarını detaylandırarak, bu dönemin zihniyetini yansıtır.

Astrologların etkisi, bazen imparatorların tahttan indirilmesine kadar varan sonuçlar doğurmuştur. Örneğin, VI. Leon (886-912), astrologların “Venüs’ün gerilemesi” uyarısını dikkate alarak tahtı bırakmayı düşünmüş, ancak danışmanları tarafından vazgeçirilmiştir.

V. Astrolojinin Toplumsal Etkileri ve Eleştiriler

Astrolojinin saraydaki popülaritesi, halk arasında da yaygınlaşmasına neden olmuştur. İstanbul ve Antakya gibi şehirlerde, “yıldız haritaları” satan dükkanlar ortaya çıkmış, falcılık bir meslek haline gelmiştir. Ancak, 11. yüzyılda yaşanan veba salgınları ve askeri yenilgiler, astrolojiye olan güveni sarsmış, Mikhael Attaleiates gibi tarihçiler “gökyüzünün işaretlerine körü körüne inanmanın” tehlikelerini vurgulamıştır.

Bizans İmparatorluğu’nda astroloji, salt bir kehanet aracı olmanın ötesinde, siyasi meşruiyetin ve psikolojik savaşın bir parçasıydı. İmparatorlar, yıldızların dilini kullanarak hem içerideki rakiplerini manipüle etmiş hem de dış tehditlere karşı halkın desteğini sağlamıştır. Ancak, bu tutku zamanla bilimsel sorgulamanın önüne geçmiş, imparatorluğun çöküş döneminde eleştirilerin hedefi haline gelmiştir. Bizans’ın astroloji mirası, Orta Çağ Avrupası’na ve İslam dünyasına aktarılarak, modern astrolojinin şekillenmesinde rol oynamıştır.


Kaynakça

  1. Anna Komnene, Alexiad (12. yüzyıl), çev. E.R.A. Sewter, Penguin Classics, 2003.
  2. Michaël Psellos, Chronographia, ed. E. Renauld, Les Belles Lettres, 1926.
  3. Paul Magdalino, The Empire of Manuel I Komnenos, Cambridge University Press, 1993.
  4. Theophanes, Chronicle, çev. Cyril Mango, Oxford University Press, 1997.
  5. Niketas Honiatis, Historia, ed. J.-L. Van Dieten, De Gruyter, 1975.
  6. Augustinus, De Civitate Dei, çev. Henry Bettenson, Penguin Classics, 2003.
  7. Anthony Kaldellis, The Byzantine Republic: People and Power in New Rome, Harvard University Press, 2015.
  8. Vasiliki Limberis, Architects of Piety: The Cappadocian Fathers and the Cult of the Martyrs, Oxford University Press, 2011.

Yorumlar

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir